DR HAKAN ÖZKUL’A SORUN

DR HAKAN ÖZKUL KİMDİR?

Doktor Hakan Özkul 8 Mart 1967 tarihinde Ankara’da doğdu. Kocaeli İzmit Lisesi’nden mezun olduktan sonra döneminin üniversite sınavında Türkiye genelinde dereceye girerek Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. 1993 yılında Tıp Fakültesinden mezun oldu. Üniversite yıllarında sadece tıp sahasında değil, aromatik bitkiler konusunda da araştırma ve çalışmalar yaptı. Anadolu Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bölümü ve Sağlık Bakanlığı Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fitoterapi Sertifika Programını tamamladı ve fitoterapist ünvanı kazandı. Yurt içi ve yurt dışı birçok araştırma, konferans ve seminerlerde bulundu. Tıbbi Aromatik Bitkiler konusunda özel akademik eğitimler aldı. Dr. Hakan Özkul, Hastalıkların Bitkisel Destek ve Tedavi yani Fitoterapi ile iyileşmesine yönelik çalışmalarına devam etmektedir.

Dr. Hakan Özkul

FİTOTERAPİ NEDİR FİTOTERAPİ’DE BİLİNMESİ GEREKEN GERÇEKLER

Fitoterapi; Tıbbi ve aromatik bitkilerin çeşitli kısımlarını, alg, mantar ve likenleri, bitkilerin salgıladığı zamk, balzam, reçine gibi eksüdatları, ekstreleri, uçucu yağları, mumlar ve sabit yağları hammadde olarak kullanarak çeşitli formlarda hazırlanan bitkisel preparatlarla ( BİTKİSEL HAZIR ÜRÜNLER ) sağlığı korumak, hastalıklardan korunmak, hastalıkları iyileştirmek veya tedaviye yardımcı olmaktır.

Fitoterapi; bilimsel temellere bu konuda yapılan araştırmalara, klinik çalışmalara dayanmaktadır.

Son yıllarda Fitoterapi ve doğal tedavilere bir yönelim ve tercih sözkonusudur. Bunun nedeni birçok faktöre bağlansa da en önemli faktörler şu şekilde sıralanabilir.

  • Kişilerin kendi sağlıklarını korumak için daha aktif rol almak istemesi.
  • Kullanılan tıbbi tedavlerin çok fazla yan etkileri ve toksisiteleri olması
  • Uygulanan tıbbi tedavilerden memnuniyetsizlik veya sonuç alınamaması.
  • Uygulanan tıbbi tedavinin yan etkilerini azaltarak yaşam kalitesini artırmak.

Koruyucu hekimlik henüz ülkemizde tam anlamı ile bilinmemektedir . Halbuki birçok hastalığı ilk aşamada Fitoterapi ile (bitkisel ilaçlarla) tedavi etmek mümkündür.

Görsel ve yazılı medyada bazen bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde tıbbi bitkilerin ve bitkisel ilaçların yan etkisi konuşulmakta ancak kullanılan sentetik ilaçların yan etkilerinden hiç bahsedilmemektedir.  Örneğin;üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada ya da bu enfeksiyonların daha kolay ve kısa sürede atlatılmasında, tüm dünyada en çok ekinezya bitkisinden elde edilen preparatlar (Hazır ilaçlar ) kullanılmaktadır. Avrupa ve ABD’de Ekinezya preparatları kışın satış rekorları kırmaktadır. Ekinezya yerine kullanılacak sentetik ürünlerin neden toksik etkilerinden ve yan etkilerinden bahsedilmemektedir.

Kalp–damar hastalığı riskinin azaltılmasında yüksek kolesterol seviyelerinin düşürülmesi için statin (kolestrol  )türü ilaçların kullanımının yararı olduğu kadar zararları da vardır. Statinlerin karaciğer testlerinde bozulma, kas ağrıları, uyuşma, bacaklarda soğukluk, hafıza kaybı, cinsel istekte azalma ve şeker hastalığı riskini arttırması gibi ciddi yan etkileri vardır. Dünyada çok sayıda insan bu yakınmalardan yakınmakta ve hasta forumlarında yoğun olarak paylaşılmaktadır. Halbuki bu amaçlarla kullanılabilecek doğal ürünlerin (Balık yağı, sarımsak ekstresi, üzüm çekirdek ekstresi, resveratrol, çoban çökerten ekstresi gibi) yan etkileri olmayan exstratları yani bu gibi durumlarda doğal ve bitkisel ürünlerden yardım almak en  doğru  seçenektir.

Türkiye’nin ilaçta dışa bağımlılığı her geçen yıl daha da artmaktadır. Ülkemizde İlaç AR-GE yatırımları çok az düzeydedir ve yeni ilaç keşfi ülkemizde yapılamamaktadır. Ancak bitkisel ürünler ve bitkisel ilaçlar için durum böyle değildir. Ülkemiz, bitkisel ürünleri tarladan başlayarak her aşamada üretecek, yeni ürünleri geliştirerek pazara sunacak yeterli bilgi birikimi ve teknolojiye sahiptir.

Eczacı ve hekimin fitoterapi konusunda bilgili ve bilinçli olması, hastanın kendi kendine yanlış bitkisel tedavilere yönelmesinin önüne geçecektir. Ülkemizde hekimlerin tepkisel yaklaşımları ve hiç de bilimsel olmayan bir davranışla Fitoterapi uygulamalarını kökten reddetmeleri, bitkisel ürünlerin hekim olmayan ve paradan başka hiçbir amaçları bulunmayan, insan hayatı konusunda en ufak bir sorumluluk dahi taşımayan bir takım insanlar tarafından kötüye kullanmasına sebep olmaktadır. T.C. Sağlık Bakanlığı; Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği (27 Ekim 2014 tarih ve 29158 sayılı Resmi Gazete)” kapsamında Hekimlere yönelik Fitoterapi Uygulama sertifika eğitimleri düzenlenmesi ile Fitoterapi’yi Sağlık Bakanlığı sertifikalı hekimler uygulayacaktır.

Tedavi, bilimi kullanarak yapılan bir sanattır. Bitkisel ilaçların genelde güvenli olmadıkları iddiası, bitkisel ilaçlara ve onların güvenlik sicillerine aşina olmayanların halkı yanlış yönlendirmek için kullandıkları bir saptırmacadır. Bitkisel ilaçları akıllıca kullanarak, bu ilaçların muazzam potansiyelini anlamak ve anlatmak zamanıdır. Dünyada en güvenilir madde en uzun süre kullanılan maddedir. Fitoterapi’de kullanılan tıbbi ve aromatik bitkiler/ bitkisel droglar binlerce yıldır kullanılmaktadır.

Hekimin mutlaka bitkisel ilaçlar konusunda bilgili olması gerekir. Hekimin bitkisel ürünleri tamamen dışlaması yerine kendi kontrolünde uygun kombinasyon ile tedavisine destek sağlaması, hastanın güvenini kazanması, kontrolü dışındaki tedavilere yönelmesinin önlemesi bakımından önemlidir.Tedavi bir sanattır ve her hekim kafasında uyguladığı tedaviyi bir teraziye koymalıdır. Bir

kefeye faydasını bir kefeye zararını koymalı ve yan etki potansiyelini de değerlendirerek tedaviyi uygulamalıdır.

Eczacılarımız bilimsel literatürler ışığında kaliteli, etkin ve güvenli ürünlerle tedaviye destek sağlamak, sağlığı korumak amacıyla bitkisel ilaçları kullanarak Fitoterapi’yi akılcı bir şekilde kullanmalıdır.